Kahve Nedir?
Kahve, kavrulmuş kahve çekirdeklerinden yapılan bir içecektir. Üretimi genellikle tropikal iklimlerdeki ülkelerde gerçekleşir ve özellikle Brezilya, Kolombiya ve Vietnam gibi ülkeler önemli üreticilerdir. Kahve, dünya genelinde popüler bir içecek olup, çeşitli yöntemlerle hazırlanarak tüketilir. Ülkemizde de kahvenin tüketimi oldukça fazladır. Yemeklerden sonra, sabah kahvesi ve yorgunluk kahvesi şeklinde günün her saatinde kahve tüketimi yaygındır. Kahvenin birçok çeşidi ve farklı hazırlanış biçimleri mevcuttur.
Kahvenin Olumlu Etkileri
Yapılan araştırmalara göre kahve enerji düzeyini arttırıp zekayı güçlendirmektedir. Kafein, kahvede bol miktarda bulunan bir bileşendir. Tüketildikten sonra hızla kana karışarak beyne ulaşır. Burada adenozin adlı nörotransmitteri inhibe ederek uyanıklığı arttırır ve enerji düzeyini yükseltir. Bu, gün içindeki yorgunluğu önlemeye yardımcı olur ve iş verimliliğini artırır. Ayrıca zihni açar, konsantrasyonu artırır ve bilişsel fonksiyonları iyileştirebilir. Bilimsel çalışmalar, kahvenin ruh halini, hafızayı ve reaksiyon süresini de iyileştirdiğini göstermektedir. Ayrıca, kahve tüketiminin Alzheimer hastalığının gelişimini %65 oranında azaltabileceği bulunmuştur. Sadece zihinsel ve enerji olarak değil iştah üzerinde de kahvenin etkileri mevcuttur. Kahvenin iştah üzerindeki etkileri karmaşık olabilir. Bazı araştırmalar, kafeinin iştahı azaltabileceğini öne sürmektedir, çünkü kafein vücutta bir miktar termojenik etkiye neden olabilir, yani metabolizmayı hızlandırarak enerji harcamasını artırabilir. Ancak, bu etki kişiden kişiye değişebilir ve uzun vadeli etkileri tam olarak anlaşılmamıştır. Diğer yandan, bazı kişilerde kafein tüketiminin iştahı artırabileceği ve dolayısıyla daha fazla yemeye neden olabileceği gözlemlenmiştir. Sonuçlar, bireysel farklılıklar, kafein hassasiyeti ve tüketim miktarı gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle kahvenin tüketimi, çeşidi, miktarı ve sıklığı önemli bir etkendir.
Peki günün hangi saatinde ne kadar sıklıkta ve miktarda kahve tüketmeliyiz?
Kahvenin Tüketimi Nasıl Olmalıdır?
Klasik Türk kahvesi ve filtre kahve gibi işlenmemiş kahveler, şekersiz olarak günde 1-2 fincan tüketildiğinde diyete ekstra kalori katmazlar. Ancak, kahve zincirlerinde satılan aromalı şuruplar ve kremalar içeren kahveler, kalori bakımından oldukça zengindir.
Süt ve süt tozu kullanımı aroma katmak için yaygındır, ancak süt tozlarında yüksek yağ oranı bulunur. Günlük tüketiminiz 3 fincanın üzerindeyse, ekstra kalori alımına neden olabilirler.
Granül kahveler genellikle süt tozu ve/veya şekerle birlikte kullanılır, ancak işlenmiş oldukları için her zaman tüketilmeleri önerilmez.
Diyetin kalori yükünü azaltmak için yağsız süt, badem sütü veya soya sütü kullanılabilir. Türk kahvesi veya filtre kahvenizi yağsız süt ve aroma vermek için tarçın veya kakao ile tatlandırarak keyifle içebilirsiniz. Günlük 2 fincan
Kahveyi Ne Zaman İçmeliyiz?
Kahve tüketimi yemeklerden hemen önce veya hemen sonra tüketilmemelidir. Mutlaka öğünlerinizden 30-40 dakika önce ya da sonra yemekle birlikte olmayacak şekilde tüketmeye çalışmalısınız.
Kahvelerin İçinde Ne Kadar Kafein Var?
Kahve, kafeinin en önemli kaynağıdır ve içeceklerdeki kafein miktarı çeşitlerine, miktarına ve kafein içeriğine bağlı olarak değişir. Örneğin, 150 ml kavrulmuş ve öğütülmüş kahvede 80 mg, instant kahvede 65 mg, kafeinsiz kahvede ise 3 mg kafein bulunur. Cappuccino için bu miktar genellikle 90-100 mg olarak kabul edilir. 60 ml espresso kahve ise 100 mg kafein içerir.
Kahveyi Ne Kadar Tüketmeliyiz?
Kahvenin uyarıcı özelliği kafeinden kaynaklanır. Günlük alınabilecek maksimum kafein miktarı için, günlük kahve tüketimini 2 fincana sınırlamak sağlık açısından iyidir. Kafeinsiz kahve tercih ediyorsanız, bu miktar biraz daha artırılabilir.
Kahvenin Olumsuz Yanları
Kahvenin yukarıda belirtildiği gibi 2 fincan üzeri tüketilmesi miktarının aşırıya kaçması halinde sağlık üzerinde olumsuz etkileri sebep olmaktadır. Kadınlarda doğurganlıkta sorunlara, düzensiz kalp atışları ve çarpıntılara, gerginlik ve asabiyete ve uykuya dalma ve uyku düzenini değiştirerek olumsuz etkilere sebep olmaktadır.




