‘’Reaktif Hipoglisemi’’ yemek yedikten 2-4 saat içerisinde insülin hormonunun aşırı salgılanarak, kan şekeri seviyesinin ani düşmesi ile ortaya çıkan bir durumdur. Özellikle fazla kilolu ve obez, ailesinde tip 2 diyabet veya insülin direnci olan bireylerde daha sık görülmektedir. Yemek sonrası baş dönmesi, titreme, konsantre olamama, uyku hali, aç kalındığında sinirli olma durumu reaktif hipogliseminin başlıca belirtilerindendir.
Tanı; açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri ve insülin düzeyine bakılarak doktor tarafından konulmaktadır. Gerektiğinde ilaç tedavisine başlanmaktadır. Çünkü tedavi edilmediğinde ileriki dönemlerde diyabete dönüşme olasılığı vardır.
Reaktif Hipoglisemide; ilaç tedavisi dışında bir diğer önemli basamak da sağlıklı beslenmedir. Çünkü sağlıklı beslenme ile Reaktif Hipoglisemi belirtilerinin ortaya çıkması önlenebilir ya da hafifletilebilir. Ayrıca araştırma sonuçları; reaktif hipoglisemisi olan bireylerin sağlıklı beslenme ile 10 yıl içinde çıkabilecek diyabeti %60 oranında önlediğini göstermektedir.
Peki Reaktif Hipoglisemide Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?
- Günde 3 ana 3-4 ara öğün yapılmalı ve yemek saatleri düzenli olmalıdır.
- Rafine şeker, hazır meyve suları, reçel, bal, hamur işleri, pastane ürünleri, çikolata, hazır meyveli yoğurtlar, gazlı içecekler, beyaz ekmek, beyaz pirinç, beyaz makarna ve hazır paketli ürünlerden kaçınılmalıdır.
- Taze sebze ve meyveler, süt ve süt ürünleri, tam tahıllı besinler, yağlı tohumlar, az yağlı kırmızı et, tavuk, hindi, balık tercih edilmelidir.
- Kahve, çay, kakao gibi yüksek kafein içeren besinler fazla tüketilmemelidir.
- Alkol alımı sınırlandırılmalıdır.
- Elma, armut, portakal, şeftali, mandalina, greyfurt, ayva gibi glisemik indeksi düşük meyveler öncelikle tercih edilmeli ve ara öğünde tek başına tüketilmemelidir. Yanında badem, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar veya süt, yoğurt, kefir gibi süt grubuyla birlikte tüketilmelidir.
- Ana öğünlerde proteini yüksek besinler (kırmızı et, yumurta, tavuk, hindi, balık) daha çok tercih edilmelidir.
- Patates, mısır gibi nişastalı sebzeler yerine lif oranı yüksek olan sebzeler (yeşil yapraklı sebzeler, kabak, enginar, taze fasulye, karnabahar vb.) tercih edilmelidir.
- Haftada 2-3 kez kurubaklagil tüketimi olmalıdır.
- Her gün 2-2,5 litre su içilmelidir.




